<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ders &#8211; MCC Mentor Koç Fatih Elibol</title>
	<atom:link href="https://fatihelibol.com/c/ders/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fatihelibol.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Oct 2026 16:07:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2025/04/cropped-2-32x32.png</url>
	<title>Ders &#8211; MCC Mentor Koç Fatih Elibol</title>
	<link>https://fatihelibol.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EKİM &#8211; İçindeki Sesi Duyabilecek Kadar Sessiz misin?</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/ekim-icindeki-sesi-duyabilecek-kadar-sessiz-misin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2026 15:56:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=33254</guid>

					<description><![CDATA[Ekim geldi. Yılın içinde bazı zamanlar vardır; insanı ileriye çağırmaktan çok derine çağırır. Ekim benim için böyle bir zaman. Doğanın ritmi değişirken ben de her yıl aynı yere bakıyorum: İnsan kendi yaşamının içinde ne kadar uyanık? Verdiği kararların ne kadarı gerçekten kendisine ait? Kaç seçim geçmişten taşınan görünmez bir cümlenin devamı? Kaç arzu gerçekten kalpten [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33255" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0.jpg" alt="" width="1672" height="941" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0.jpg 1672w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0-300x169.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0-1024x576.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0-768x432.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0-1536x864.jpg 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim0-836x470.jpg 836w" sizes="(max-width: 1672px) 100vw, 1672px" /></p>
<p>Ekim geldi.</p>
<p>Yılın içinde bazı zamanlar vardır; insanı ileriye çağırmaktan çok derine çağırır.</p>
<p>Ekim benim için böyle bir zaman.</p>
<p>Doğanın ritmi değişirken ben de her yıl aynı yere bakıyorum: İnsan kendi yaşamının içinde ne kadar uyanık? Verdiği kararların ne kadarı gerçekten kendisine ait? Kaç seçim geçmişten taşınan görünmez bir cümlenin devamı? Kaç arzu gerçekten kalpten geliyor? Kaç korku çoktan bitmiş bir hikayenin bugün hala yaşayan gölgesi?</p>
<p>Yıllardır insanı dinliyorum.</p>
<p>Bazen bir koç olarak.</p>
<p>Bazen bir mentör olarak.</p>
<p>Bazen akademinin disipliniyle insan davranışını, düşünceyi ve bilinci sorgulayarak.</p>
<p>Bazen de bir yazar olarak kelimelerin insanın içinde açabildiği görünmez kapıların peşinden giderek.</p>
<p>Ve yıllar içinde şunu gördüm:</p>
<p>İnsan kendisini anlattığı kadar tanımıyor.</p>
<p>Çünkü kendimizi anlatırken çoğu zaman hafızamızı anlatıyoruz.</p>
<p>Bize ne olduğunu…</p>
<p>Kimlerin bizi incittiğini…</p>
<p>Neleri başardığımızı…</p>
<p>Neleri kaybettiğimizi…</p>
<p>Nereden geldiğimizi…</p>
<p>Neye inandığımızı…</p>
<p>Sonra bütün bunları yan yana getirip adına “ben” diyoruz.</p>
<p>Peki bütün hikayeniz birkaç dakikalığına sessizleşseydi?</p>
<p>Geçmişiniz konuşmasaydı…</p>
<p>Korkularınız konuşmasaydı…</p>
<p>Ailenizden taşıdığınız sesler konuşmasaydı…</p>
<p>Toplumun sizden bekledikleri konuşmasaydı…</p>
<p>Başarılarınız ve başarısızlıklarınız konuşmasaydı…</p>
<p>İçinizden kim konuşurdu?</p>
<p>Bu soruyu Ekim’in ilk kapısına bırakıyorum.</p>
<p>Cevaplamanız için acele etmeyin.</p>
<p>Çünkü bazı soruların gücü cevabında değil, insanın içinde açtığı boşluktadır.</p>
<p>Bir soru gerçekten içinize girdiğinde zihnin alışılmış düzenini bozar. Yıllardır birbirine bağladığınız anlamların arasına sızar. Bir ilişkinize başka türlü bakarsınız. Bir sabah verdiğiniz kararın altında size ait olmayan eski bir korkuyu fark edersiniz. Bir insana duyduğunuz öfkenin ardında yıllardır görülmeyi bekleyen başka bir parçanızla karşılaşırsınız.</p>
<p>Ve bazen tek bir soru, yıllardır yerinden oynatamadığınız bir taşı hareket ettirir.</p>
<p>Ben bunu neden hala taşıyorum?</p>
<p>Bu hayatı kim için yaşıyorum?</p>
<p>Kendimi kanıtlamaya çalışmasaydım neyi seçerdim?</p>
<p>Kimse beni alkışlamasaydı yine aynı yolu yürür müydüm?</p>
<p>Kaybetmekten korkmasaydım neye yaklaşırdım?</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33256" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1.jpg" alt="" width="1672" height="941" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1.jpg 1672w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1-300x169.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1-1024x576.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1-768x432.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1-1536x864.jpg 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/10/fatihelibolekim1-836x470.jpg 836w" sizes="(max-width: 1672px) 100vw, 1672px" /></p>
<p>Bugün sahip olduğum bütün kimlikler elimden alınsaydı, geriye kalan insanı sever miydim?</p>
<p>Bu soruların karşısında zihin hemen konuşmak ister.</p>
<p>Bırakın konuşsun.</p>
<p>Sonra biraz daha bekleyin.</p>
<p>İlk cevap çoğu zaman yıllardır tekrar ettiğimiz cevaptır.</p>
<p>Biraz daha derinde başka bir ses vardır.</p>
<p>Daha sessiz.</p>
<p>Daha yalın.</p>
<p>Kendisini kanıtlamaya ihtiyacı olmayan bir ses.</p>
<p>İnsanı dinlemenin bana öğrettiği en büyük sırlardan biri budur:</p>
<p>İnsan yeterince derin dinlendiğinde, kendi hakikatini duymaya başlar.</p>
<p>Belki kendimize de böyle yaklaşmayı öğrenmemiz gerekiyor.</p>
<p>Kendimizi sürekli düzeltmeden.</p>
<p>Her duyguyu hemen anlamlandırmadan.</p>
<p>Her boşluğu doldurmadan.</p>
<p>Her soruya cevap yetiştirmeden.</p>
<p>İçimizde olanı duyabilecek kadar orada kalarak.</p>
<p>Çünkü çağımızın büyük yoksunluklarından biri sessizlik.</p>
<p>Etrafımızda milyonlarca kelime var.</p>
<p>Bildirimler, ekranlar, yorumlar, fikirler, öğretiler, tavsiyeler, uzmanlar, algoritmalar…</p>
<p>Her an birileri bize ne düşüneceğimizi, neyi isteyeceğimizi, neye öfkeleneceğimizi, nasıl görünmemiz gerektiğini fısıldıyor.</p>
<p>Bunca sesin içinde insan kendi sesini nasıl ayırt edecek?</p>
<p>Belki Ekim’in sorusu tam olarak burada derinleşiyor:</p>
<p>İçinizde duyduğunuz seslerin hangisi gerçekten sizin?</p>
<p>Bir düşünün.</p>
<p>Başarı dediğiniz şeyi size kim öğretti?</p>
<p>Sevgi dediğiniz şeyi ilk kimden gördünüz?</p>
<p>Güçlü olmak sizin için ne zaman duygularınızı saklamak anlamına geldi?</p>
<p>Değerli olmak ne zaman birilerinin sizi seçmesine bağlandı?</p>
<p>Kaybetmek neden bu kadar korkutucu oldu?</p>
<p>Tek başınalık neden bazı insanlar için kendi varlığıyla karşılaşmaktan daha ürkütücü hale geldi?</p>
<p>Ve bütün bunların ötesinde:</p>
<p>Hayatınızı gerçekten siz mi seçtiniz, yoksa size öğretilmiş bir hayatı çok iyi yaşamayı mı öğrendiniz?</p>
<p>İşte insan burada uyanmaya başlar.</p>
<p>Büyük sözlerin arasında değil.</p>
<p>Kendi hayatının küçük ayrıntılarında.</p>
<p>Bir tepki vermeden önce durabildiği birkaç saniyede.</p>
<p>Bir insanı gerçekten dinlediği anda.</p>
<p>Haklı çıkma ihtiyacının yükseldiğini fark ettiğinde.</p>
<p>Korkusunu sevgi sanmadığında.</p>
<p>Sahip olmayı bağ kurmakla karıştırmadığında.</p>
<p>Kendi yarasını başka bir insanın kaderine dönüştürmediğinde.</p>
<p>Bir sabah uyandığında yıllardır otomatik olarak yaptığı bir seçimin karşısında ilk kez durup:</p>
<p>“Neden?”</p>
<p>diye sorduğunda.</p>
<p>Bir insanın uyanışı bazen yalnızca bu kadar sessiz başlar.</p>
<p>Sonra hayatın tamamına yayılır.</p>
<p>Çünkü kendisini duymaya başlayan insan, karşısındakini de başka türlü dinlemeye başlar.</p>
<p>Dinlemeye başlayan insan daha az hüküm verir.</p>
<p>Merak etmeye başlar.</p>
<p>Sormaya başlar.</p>
<p>Görmeye başlar.</p>
<p>Ve insan gerçekten görmeye başladığında ilişkileri değişir.</p>
<p>Çocuklarıyla kurduğu bağ değişir.</p>
<p>Liderliği değişir.</p>
<p>Sevgisi değişir.</p>
<p>Gücü kullanma biçimi değişir.</p>
<p>Dünyaya bıraktığı iz değişir.</p>
<p>İnsanlığın dönüşümü dediğimiz o büyük kavram belki de böyle gerçekleşir:</p>
<p>Bir insanın bilincinde.</p>
<p>Sonra bir başkasında.</p>
<p>Sonra bir ailede.</p>
<p>Bir sınıfta.</p>
<p>Bir kurumda.</p>
<p>Bir toplumda.</p>
<p>İnsandan insana yayılan görünmez bir hatırlayış gibi…</p>
<p>Bu yüzden Ekim ayında size yeni cevaplar vermek istemiyorum.</p>
<p>Size sorular bırakacağım.</p>
<p>Belki bazıları huzurunuzu kaçıracak.</p>
<p>Bazıları yıllardır kapalı tuttuğunuz bir kapının önüne götürecek.</p>
<p>Bazıları cevaplanmadan haftalarca içinizde dolaşacak.</p>
<p>Bazıları ise tam hiç beklemediğiniz bir anda, hayatınıza başka gözlerle bakmanıza neden olacak.</p>
<p>Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan, hayatına yeni bir cevap eklemek değil; eski cevaplarının artık yetmediğini fark etmesini sağlayacak kadar güçlü bir soruyla karşılaşmaktır.</p>
<p>Ekim boyunca kendinize biraz daha yaklaşın.</p>
<p>Kendi sesinizi dinleyin.</p>
<p>Sessizliğinizden kaçmayın.</p>
<p>İnsanları cevap vermek için değil, anlamak için dinleyin.</p>
<p>Ve her gün kendinize bir soru sorun.</p>
<p>Bugünün sorusunu ben bırakıyorum:</p>
<p>Eğer hayatınız size verilmiş bütün cevaplardan özgürleşseydi, kendinize sormaya cesaret edeceğiniz ilk soru ne olurdu?</p>
<p>Orada kalın.</p>
<p>Belki kapı tam oradadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatını Gerçekten Sen mi Yönetiyorsun, Yoksa Yıllar Önce Verdiğin Kararlar mı?</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/hayatini-gercekten-sen-mi-yonetiyorsun-yoksa-yillar-once-verdigin-kararlar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:36:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk yaşam senaryosu nedir transaksiyonel analiz gestalt yaklaşımı mentörlük liderlik gelişimi bilinçdışı kararlar öz farkındalık karar verme kişisel gelişim psikolojik güvenlik davranış kalıpları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=33028</guid>

					<description><![CDATA[Hayatını Gerçekten Sen mi Yönetiyorsun, Yoksa Yıllar Önce Verdiğin Kararlar mı? Sabah uyandığında telefonuna uzanman, işe giderken seçtiğin yol, toplantıda kullandığın ilk cümle, çalışanına verdiğin geri bildirim, yöneticinin karşısındaki duruşun, çocuğunun sorduğu bir soruya verdiğin cevap, eşinle yaşadığın sessizlik, yeni bir işe “evet” ya da “hayır” demen, yatırım kararların, liderlik tarzın, insanlara güvenme biçimin ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Hayatını Gerçekten Sen mi Yönetiyorsun, Yoksa Yıllar Önce Verdiğin Kararlar mı?</h2>
<p>Sabah uyandığında telefonuna uzanman, işe giderken seçtiğin yol, toplantıda kullandığın ilk cümle, çalışanına verdiğin geri bildirim, yöneticinin karşısındaki duruşun, çocuğunun sorduğu bir soruya verdiğin cevap, eşinle yaşadığın sessizlik, yeni bir işe “evet” ya da “hayır” demen, yatırım kararların, liderlik tarzın, insanlara güvenme biçimin ve hatta kendinle kurduğun iç konuşmalar…</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33030" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi.png" alt="" width="1672" height="941" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi.png 1672w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi-300x169.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi-1024x576.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi-768x432.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi-1536x864.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi-836x470.png 836w" sizes="(max-width: 1672px) 100vw, 1672px" /></p>
<h2>Bütün bunların gerçekten bugünkü bilincin tarafından verildiğine ne kadar eminsin?</h2>
<p>Yoksa sen, özgür iradenle yaşadığını düşünürken; yıllar önce farkında olmadan oluşturduğun karar mekanizmaları mı bugün senin adına yaşamaya devam ediyor?</p>
<p>İşte bu soru, yalnızca psikolojinin değil; koçluğun, mentörlüğün, liderliğin, Transaksiyonel Analiz’in, Gestalt yaklaşımının ve insan davranışlarını anlamaya çalışan bütün disiplinlerin ortak kapısını aralar.</p>
<p>Çünkü insanın en büyük yanılsaması, hayatını bilinçli seçimlerle yönettiğine inanmasıdır.</p>
<p>Oysa yıllardır bireysel koçluk süreçlerinde, yönetim kurullarıyla gerçekleştirdiğimiz dönüşüm çalışmalarında, liderlerle, girişimcilerle, aile şirketleriyle, ekiplerle ve kurumlarla yürüttüğümüz yüzlerce saatlik derin diyalog bana aynı gerçeği tekrar tekrar gösterdi:</p>
<p>İnsan yaşadığı hayatı değil, çoğu zaman yıllar önce yazdığı yaşam senaryosunu yönetmektedir.</p>
<p>Çocukluğunda “Hata yaparsan sevilmezsin.” mesajını alan bir çocuk, yetişkin olduğunda mükemmeliyetçiliğini başarı sanabilir.</p>
<p>“Kimseye güvenme.” inancıyla büyüyen biri, ekibini sürekli kontrol etmeyi liderlik zannedebilir.</p>
<p>Duygularını ifade ettiğinde cezalandırılan bir çocuk, yetişkin olduğunda profesyonelliği duygusuzlukla karıştırabilir.</p>
<p>Sürekli güçlü görünmek zorunda hisseden bir yönetici, yardım istemeyi zayıflık olarak yorumlayabilir ve tam da bu nedenle büyümesini sağlayacak iş birliklerinden mahrum kalabilir.</p>
<p>Bunlar karakter değildir.</p>
<p>Bunlar kader değildir.</p>
<p>Bunlar değişmez kişilik özellikleri de değildir.</p>
<p>Bunlar, bir zamanlar seni koruyan; bugün ise seni sınırlayan öğrenilmiş uyum stratejileridir.</p>
<p>İşte koçluğun gerçek değeri tam burada başlar.</p>
<p>Koçluk sana ne yapacağını söylemez.</p>
<p>Çünkü sana ne yapacağını söyleyen biri, seni kendisine bağımlı hâle getirir.</p>
<p>Gerçek koçluk ise seni kendine bağımlı değil, kendinle temas hâlinde yaşayan bir insana dönüştürür.</p>
<p>Koçluk cevap üretmez.</p>
<p>Koçluk, yıllardır doğru kabul ettiğin cevapların hangi soruların ürünü olduğunu görünür kılar.</p>
<p>Mentörlük ise başka bir katkı sunar.</p>
<p>Mentör, yalnızca bilgi aktaran kişi değildir; bilgiyi deneyime dönüştürmüş, bedelini ödemiş, sonuçlarını yaşamış ve o yolu yürümek isteyenlere kendi tecrübelerinden ışık tutan kişidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-33029" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1.png" alt="" width="1717" height="916" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1.png 1717w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1-300x160.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1-1024x546.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1-768x410.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1-1536x819.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/Hayatini-Gercekten-Sen-mi-Yonetiyorsun-Yoksa-Yillar-Once-Verdigin-Kararlar-mi1-858x458.png 858w" sizes="(max-width: 1717px) 100vw, 1717px" /></p>
<h2>Transaksiyonel Analiz bize şunu öğretir:</h2>
<p>İnsan bugünkü yaşında yaşasa bile, çoğu zaman çocuklukta yazdığı yaşam senaryolarıyla karar verir.</p>
<p>Gestalt yaklaşımı ise daha da derine iner ve şu soruyu sorar:</p>
<p>Tamamlanmamış hangi deneyim, bugün hâlâ senin yerine konuşuyor?</p>
<p>Sistemik bakış ise bizi bireyin ötesine taşır.</p>
<p>Çünkü hiçbir davranış tek başına ortaya çıkmaz.</p>
<p>Bir lideri anlamak için yalnızca lidere bakılmaz; içinde bulunduğu kültüre, ekibe, ilişkilere, kuruma ve görünmeyen dinamiklere de bakılır.</p>
<p>Aynı şekilde bir aileyi anlamak için yalnızca bireyler değil; kuşaklar boyunca aktarılan görünmez kurallar da görülmelidir.</p>
<p>Belki de bu yüzden gerçek dönüşüm, yeni bilgiler edinmekten çok daha fazlasını gerektirir.</p>
<p>Çünkü bilgi davranışı değiştirmez.</p>
<p>Farkındalık tek başına da davranışı değiştirmez.</p>
<p>Niyet bile davranışı değiştirmez.</p>
<p>Davranış; ancak insan, kendisini yöneten görünmez sistemi fark ettiğinde ve her gün o sistemi bilinçli seçimlerle yeniden inşa etmeye başladığında değişir.</p>
<h1>İşte bu nedenle kendine şu soruları sormanı isterim:</h1>
<h2>Bugün aldığın en önemli kararın gerçekten sana ait olduğundan emin misin?</h2>
<h2>Yoksa o kararı, yıllar önce incinmemek için geliştirdiğin bir savunma mekanizması mı veriyor?</h2>
<h2>İnsanlara gerçekten güvenmiyor musun?</h2>
<h2>Yoksa bir zamanlar kırıldığın için güvenmenin tehlikeli olduğuna mı inandın?</h2>
<h2>Mükemmel olmaya mı çalışıyorsun?</h2>
<h2>Yoksa değerli hissedebilmek için kusursuz olmak zorunda olduğuna mı karar verdin?</h2>
<h2>Başarılı olmak mı istiyorsun?</h2>
<h2>Yoksa başarının, sevilmenin tek yolu olduğuna mı inanıyorsun?</h2>
<h2>Liderlik mi yapıyorsun?</h2>
<h2>Yoksa kontrolü kaybetmekten korktuğun için her şeyi yönetmeye mi çalışıyorsun?</h2>
<p>İşte gerçek dönüşüm, bu soruların cesurca sorulduğu yerde başlar.</p>
<p>Çünkü insanın hayatını değiştiren şey, ona verilen tavsiyeler değildir.</p>
<p>Hayatını değiştiren şey, ilk kez kendi zihninin nasıl çalıştığını görebilmesidir.</p>
<p>Kendisini görebilen insan, seçimlerini değiştirebilir.</p>
<p>Seçimlerini değiştiren insan, ilişkilerini dönüştürebilir.</p>
<p>İlişkilerini dönüştüren insan, ekiplerini güçlendirebilir.</p>
<p>Ekiplerini güçlendiren liderler, kurumların kültürünü değiştirebilir.</p>
<p>Ve kültürü değişen kurumlar, yalnızca daha yüksek performans üretmez; daha güvenli, daha yaratıcı ve daha insani çalışma alanları inşa eder.</p>
<p>Belki de insanın yaşamı boyunca cevaplaması gereken en önemli soru şudur:</p>
<p>Bugüne kadar hayatını, gerçekten kendi değerlerin doğrultusunda mı yaşadın; yoksa bir zamanlar seni hayatta tutan, bugün ise seni olduğun yerde tutmaya devam eden görünmez kararların doğrultusunda mı?</p>
<p>Çünkü hakikat, çoğu zaman yeni bir cevap bulduğunda değil; yıllardır doğru sandığın soruyu değiştirebildiğinde görünür olur.</p>
<h1>Ve gerçek koçluk tam da o anda başlar.</h1>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haklı Çıkmak mı İstiyorsun, Mutlu Olmak mı?</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/hakli-cikmak-mi-istiyorsun-mutlu-olmak-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 20:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Haklı Çıkma İhtiyacı Yaşam Senaryosu Transaksiyonel Analiz Eric Berne Psikolojik Oyunlar Koçluk Kişisel Gelişim Öz Farkındalık İlişkiler Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=32969</guid>

					<description><![CDATA[İnsanların hayatlarını değiştirmeye çalışırken fark etmeden aynı oyunun içinde kalmaya devam etmelerinin görünmeyen nedeni İnsan zihninin en ilginç özelliklerinden biri, kendisini gerçeğin peşinde koşuyor zannetmesine rağmen çoğu zaman gerçeği değil, kendi kurduğu hikâyeyi korumaya çalışmasıdır. Bu cümle ilk bakışta iddialı görünebilir. Hatta birçok insanın içinde küçük bir itiraz bile uyandırabilir. Çünkü hiç kimse sabah uyandığında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>İnsanların hayatlarını değiştirmeye çalışırken fark etmeden aynı oyunun içinde kalmaya devam etmelerinin görünmeyen nedeni</h2>
<p>İnsan zihninin en ilginç özelliklerinden biri, kendisini gerçeğin peşinde koşuyor zannetmesine rağmen çoğu zaman gerçeği değil, kendi kurduğu hikâyeyi korumaya çalışmasıdır. Bu cümle ilk bakışta iddialı görünebilir. Hatta birçok insanın içinde küçük bir itiraz bile uyandırabilir. Çünkü hiç kimse sabah uyandığında kendisine “Bugün gerçeklerden kaçacağım” demez. Tam tersine, insanlar genellikle dürüst olduklarına, olayları objektif değerlendirdiklerine ve hayatı olduğu gibi gördüklerine inanırlar. Ancak insan davranışlarını dikkatle incelediğinde bambaşka bir manzarayla karşılaşırsın.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32970" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657.png" alt="" width="1693" height="929" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657.png 1693w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657-300x165.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657-1024x562.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657-768x421.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657-1536x843.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/D3B930B2-B293-4393-A438-4A4A7B88C657-846x464.png 846w" sizes="(max-width: 1693px) 100vw, 1693px" /><br />
Bir aile yemeğinde yıllardır süren kırgınlıkları düşün. Bir şirketin yönetim kurulunda tekrar tekrar yaşanan çatışmaları düşün. Boşanmak üzere olan bir çifti düşün. Kardeşler arasında yıllardır devam eden sessiz savaşları düşün. Hatta kendi hayatını düşün. Kaç kez aynı duygunun farklı insanlarla karşına çıktığını hatırlıyor musun? Kaç kez farklı isimler, farklı şehirler, farklı kurumlar ve farklı ilişkiler içinde olmana rağmen kendini aynı yerde buldun? Belki yine görülmediğini hissettin. Belki yine anlaşılmadığını düşündün. Belki yine emeğinin karşılığını alamadığına inandın. Belki yine haksızlığa uğradığını düşündün.</p>
<p>İşte tam burada insan davranışlarının en önemli sırlarından biri görünür hale gelmeye başlar. Çünkü yaşamın içerisinde tekrar eden şeyler çoğu zaman olaylar değildir. Tekrar eden şeyler duygulardır. İnsan aynı patronla karşılaşmaz. Aynı eşle karşılaşmaz. Aynı ortakla karşılaşmaz. Ancak aynı duyguyla karşılaşabilir. Ve çoğu zaman hayatımızı yöneten de olayların kendisi değil, olayların bizde uyandırdığı duygulardır.</p>
<p>Eric Berne, insanların oynadığı oyunları incelerken çok önemli bir keşif yaptı. Ona göre insanlar yalnızca iletişim kurmazlar; aynı zamanda belirli psikolojik sonuçlara ulaşmak için görünmez oyunlar oynarlar. Fakat yıllar boyunca Transaksiyonel Analiz’i, insan davranışlarını, liderliği, ilişkileri ve yaşam senaryolarını çalışırken fark ettiğim şey şu oldu: İnsanların oynadığı en güçlü oyunlar başkalarına karşı oynadıkları oyunlar değildir. Kendilerine karşı oynadıkları oyunlardır.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32971" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615.png" alt="" width="1692" height="930" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615.png 1692w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615-300x165.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615-1024x563.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615-768x422.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615-1536x844.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/06/F2A8A384-428E-470E-B271-E9D410C7E615-846x465.png 846w" sizes="(max-width: 1692px) 100vw, 1692px" /></strong></p>
<p>Çünkü insanın en büyük rakibi çoğu zaman dışarıdaki insanlar değildir. Kendi zihninde yıllar önce oluşmuş olan ve artık gerçekmiş gibi kabul ettiği hikâyelerdir.</p>
<p><strong>Bir çocuk düşün. Küçük yaşlarda sürekli eleştirildiğini düşün. Ne yaparsa yapsın yeterli bulunmadığını, başarılarının sıradan kabul edildiğini ve yaptığı hataların büyütüldüğünü düşün. O çocuk büyüdüğünde yöneticisinin verdiği basit bir geri bildirimi neden kişisel algılıyor olabilir? Çünkü o geri bildirim yalnızca bugünün geri bildirimi değildir. Yıllar önce oluşmuş bir hikâyeye dokunuyordur.</strong></p>
<p>Bir başka çocuk düşün. Sürekli kardeşleriyle kıyaslandığını düşün. Ne kadar başarılı olursa olsun bir başkasının daha başarılı olduğunun ona hatırlatıldığını düşün. Yıllar sonra sosyal medyada neden sürekli kendisini başkalarıyla kıyaslıyor olabilir? Çünkü artık kıyaslama dışarıdan yapılmıyordur. İçselleştirilmiştir. İnsanların söyledikleri bir süre sonra insanın kendi sesi haline gelir.</p>
<p>İşte yaşam senaryoları burada oluşmaya başlar.</p>
<p>Transaksiyonel Analiz’in en güçlü kavramlarından biri yaşam senaryosudur. Yaşam senaryosu, insanın çocukluk yıllarında kendisi, diğer insanlar ve hayat hakkında verdiği kararların toplamıdır. Bu kararlar çoğu zaman bilinçli değildir. Hiçbir çocuk oturup da “Ben bundan sonra değersiz olduğuma inanacağım” demez. Ancak yaşadıkları olaylardan belirli sonuçlar çıkarır. Kimisi “Sevilmek için başarılı olmalıyım” sonucuna ulaşır. Kimisi “İnsanlara güvenilmez” sonucuna ulaşır. Kimisi “Görülmek için mücadele etmeliyim” sonucuna ulaşır. Kimisi ise “Kendimi korumak için güçlü görünmeliyim” sonucuna ulaşır.</p>
<h2>Yıllar geçer.</h2>
<h2>Çocuk büyür.</h2>
<h2>Üniversite bitirir.</h2>
<h2>İş hayatına atılır.</h2>
<h2>Yönetici olur.</h2>
<h2>Şirket kurar.</h2>
<h2>Evlilik yapar.</h2>
<h2>Çocuk sahibi olur.</h2>
<p>Ancak çocukken yazılmış senaryo çoğu zaman sahnede kalmaya devam eder.</p>
<p>İnsanların büyük bölümü hayatlarını değiştirmeye çalışırken bu noktayı gözden kaçırır. Daha fazla para kazanırsa mutlu olacağını düşünür. Daha iyi bir ilişki kurarsa huzur bulacağını düşünür. Daha iyi bir şirkette çalışırsa değer göreceğini düşünür. Daha görünür olursa yeterli hissedeceğini düşünür. Ancak senaryo değişmediğinde dekor değişse bile oyun değişmez.</p>
<p>İşte bu yüzden bazı insanlar ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar içlerinde açıklayamadıkları bir boşluk hissi taşırlar. Dışarıdan bakıldığında her şey yolundadır. İyi bir kariyerleri vardır. İnsanlar onlara saygı duyar. Maddi anlamda güçlüdürler. Ancak içlerinde sessizce dolaşan bir soru vardır:</p>
<h2>“Neden hâlâ yeterli hissetmiyorum?”</h2>
<p>Bu soru insanlık tarihinin en eski sorularından biridir.</p>
<p>Çünkü mesele başarı değildir.</p>
<p>Mesele başarıya yüklenen anlamdır.</p>
<p>Mesele para değildir.</p>
<p>Mesele paranın temsil ettiği değerdir.</p>
<p>Mesele görünür olmak değildir.</p>
<p>Mesele görünür olmanın sağlayacağını düşündüğümüz duygudur.</p>
<p>İnsanlar çoğu zaman sonuçların peşinde koştuklarını düşünürler. Oysa sonuçların arkasındaki duyguların peşinden koşarlar.</p>
<p>Bir insan sürekli haklı çıkmak istiyorsa çoğu zaman mesele haklılık değildir. Çünkü haklı çıkmak bir ihtiyaç değildir. Haklı çıkmanın altında yatan duygu ihtiyaçtır. Belki görülmek istiyordur. Belki değer görmek istiyordur. Belki yeterli olduğunu hissetmek istiyordur. Belki de yıllardır taşıdığı bir eksikliği tamamlamaya çalışıyordur.</p>
<p><strong>Bu nedenle hayatında tekrar eden çatışmalara bakarken olaylara odaklanma. Olayların sana ne hissettirdiğine bak. Çünkü oyunun kuralları orada saklıdır.</strong></p>
<p><strong>Belki de yıllardır aynı insanlarla değil, aynı duyguyla karşılaşıyorsundur.</strong></p>
<p><strong>Belki de yıllardır aynı problemi çözmeye çalışmıyorsundur.</strong></p>
<p><strong>Belki de yıllardır aynı hikâyeyi doğrulamaya çalışıyorsundur.</strong></p>
<p><strong>Ve insanın gerçek özgürlüğü tam burada başlar.</strong></p>
<p><strong>Yeni bir ilişki bulduğunda değil.</strong></p>
<p><strong>Yeni bir işe girdiğinde değil.</strong></p>
<p><strong>Yeni bir şehre taşındığında değil.</strong></p>
<p><strong>Kendi hikâyesini ilk kez fark ettiğinde.</strong></p>
<h1>Çünkü insanın hayatını değiştiren şey çoğu zaman yeni cevaplar değildir. Yıllardır doğru olduğunu düşündüğü soruların bile değişmeye başlamasıdır.</h1>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Neden Artık Birbirine Ulaşamıyor?</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/bir-zamanlar-bayram-sabahlari-baska-baslardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 15:40:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Yalnızlık Aile İlişkileri İnsan İlişkileri Aidiyet İletişim Koçluk Duygusal Farkındalık Liderlik Transaksiyonel Analiz Gestalt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=32949</guid>

					<description><![CDATA[Bayramlar, aile ilişkileri, modern yaşam ve insanın aynı sofrada oturduğu insanlara bile içten içe nasıl uzaklaşmaya başladığı üzerine Bir zamanlar bayram sabahları başka başlardı. Evlerin ışıkları erkenden yanardı. Mutfaktan gelen kokular sokağa karışırdı. Aynı evin içinde üç kuşak yaşardı. Çocuklar büyüklerinin ellerini öpmek için sıraya girer, sofralar yalnızca yemek için değil, birlikte olmak için kurulurdu. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Bayramlar, aile ilişkileri, modern yaşam ve insanın aynı sofrada oturduğu insanlara bile içten içe nasıl uzaklaşmaya başladığı üzerine</h2>
<p>Bir zamanlar bayram sabahları başka başlardı.</p>
<p>Evlerin ışıkları erkenden yanardı. Mutfaktan gelen kokular sokağa karışırdı. Aynı evin içinde üç kuşak yaşardı. Çocuklar büyüklerinin ellerini öpmek için sıraya girer, sofralar yalnızca yemek için değil, birlikte olmak için kurulurdu. İnsanlar birbirlerinin hayatını gerçekten bilirdi. Kimin canı sıkkın, kimin yükü ağır, kimin içinde sessiz bir kırgınlık var hissederlerdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32952" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar.png" alt="" width="1536" height="1024" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar-300x200.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar-1024x683.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar-768x512.png 768w" sizes="(max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></p>
<p>Çünkü insanlık uzun yıllar boyunca yalnızca aynı şehirlerde yaşamadı. Birbirinin içinde yaşadı.</p>
<p>Bugün dünya bambaşka bir yere doğru gidiyor.</p>
<p>Araştırmalar modern insanın tarihin en bağlantılı döneminde yaşarken aynı zamanda en yalnız dönemlerinden birini yaşadığını gösteriyor. İnsanlar artık binlerce kişiye saniyeler içinde ulaşabiliyor, görüntülü konuşabiliyor, dünyanın öbür ucundaki bir hayatı anında görebiliyor; yine de içten içe görülmediğini hissediyor.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü son yıllarda yalnızlığı modern çağın büyüyen ruhsal ve toplumsal krizlerinden biri olarak ele almaya başladı. Çünkü insan yalnızca fiziksel olarak yalnız kalmıyor. Kalabalıkların içinde de yalnızlaşabiliyor.</p>
<p>Bugün aynı evin içinde yaşayan insanlar bile birbirine ulaşmakta zorlanıyor.</p>
<p>Bir odada baba telefonuna bakıyor. Anne başka bir düşüncenin içinde kayboluyor. Çocuk ekranın içine çekiliyor. Aynı sofrada oturan insanlar birbirinin gözlerine daha az bakıyor. Aynı evin içinde yaşayan insanlar birbirlerinin iç dünyasını daha az biliyor.</p>
<h2>Ve insan fark etmeden yaşam değişiyor.</h2>
<p>Eskiden büyük aileler vardı. Aynı mahallede yaşayan akrabalar, birbirinin çocuğunu büyüten komşular, akşam kapısı çalınmadan girilen evler vardı. İnsanlar yalnızca özel günlerde değil, yaşamın içinde birbirine temas ederdi.</p>
<p>Şimdi insanlar bayram geldiğinde birbirine yaklaşmak yerine uzaklaşmak istiyor. Çünkü insanın içindeki yorgunluk artık yalnızca bedensel değil. Duygusal.</p>
<p>Bazıları sessizce tatile gidiyor. Bazıları “dinlenmeye ihtiyacım var” diyor. Bazıları ailesinden uzaklaşmayı huzur sanıyor. Çünkü insan uzun süredir aynı sofrada oturduğu halde duyulmadığı ilişkilerin içinde yoruluyor.</p>
<p>İşte modern insanın en görünmeyen kırılmalarından biri burada başlıyor.</p>
<p>İnsanlar birlikte yaşamayı sürdürüyor; birbirine ulaşmayı kaybediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32951" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar1.png" alt="" width="1536" height="1024" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar1.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar1-300x200.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar1-1024x683.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/bayramlar1-768x512.png 768w" sizes="(max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /></p>
<p>Transaksiyonel Analiz yaklaşımı insan ilişkilerinin bu görünmeyen tarafını çok net gösteriyor. İnsanlar çoğu zaman bugünkü yaşlarıyla iletişim kurmuyor. Geçmişte öğrendikleri ilişki diliyle konuşuyorlar. Bazıları sevgiyi hiç göstermemeyi güç sanıyor. Bazıları sessizliği olgunluk zannediyor. Bazıları duygularını ifade etmeyi zayıflık gibi hissediyor. Bazıları yıllarca haklı kalmaya çalışırken ilişkiyi kaybettiğini fark etmiyor.</p>
<p>Ve zamanla aynı aile içinde insanlar birbirine yabancılaşmaya başlıyor.</p>
<p>Gestalt yaklaşımı ise başka bir gerçeği görünür hale getiriyor. İnsan zihni tamamlanmamış hiçbir duyguyu tamamen bırakmıyor. Söylenmeyen cümleler, yarım kalan konuşmalar, yıllarca ifade edilmeyen kırgınlıklar insanın içinde yaşamaya devam ediyor.</p>
<p>Bu yüzden bazı insanlar bayram sofralarında sessizce yoruluyor.</p>
<p>Çünkü masada yalnızca insanlar oturmuyor. Yıllardır konuşulmayan duygular da oturuyor.</p>
<p>Bugün dünya hızlandı. İnsanlar daha çok çalışıyor, daha çok yetişmeye çalışıyor, daha çok görünür olmaya uğraşıyor. Fakat insan ruhu hızlandıkça derinleşmiyor. Yoruluyor.</p>
<p>Çünkü insanın gerçek ihtiyacı hiçbir zaman yalnızca başarı olmadı.</p>
<h1>İnsan:</h1>
<h2>* duyulmak,<br />
* anlaşılmak,<br />
* hissedilmek,<br />
* güvenmek,<br />
* ait hissetmek<br />
istedi.</h2>
<p>Ve belki de modern insanın en büyük yoksulluğu tam burada oluştu.</p>
<p>İnsan artık birçok şeye sahip olabiliyor; fakat derin bağlar kurmakta zorlanıyor.</p>
<h1>Bu yüzden bugün:</h1>
<h2>* koçluk,<br />
* mentörlük,<br />
* takım koçluğu,<br />
* liderlik gelişimi,<br />
* insan davranışları,<br />
* iletişim becerileri,<br />
* duygusal farkındalık<br />
alanları her zamankinden daha önemli hale geliyor.</h2>
<p>Çünkü insan ilişkileri yalnızca aynı ortamda bulunarak güçlenmiyor. İnsanların birbirini gerçekten duyabilmesiyle güçleniyor.</p>
<p>Gerçek liderlik de burada başlıyor. Gerçek aile olmak da…</p>
<p>Bir insanın içindeki savaşı görebilmek…<br />
Kırgınlığın arkasındaki sessizliği hissedebilmek…<br />
Haklı çıkmaya çalışmadan dinleyebilmek…<br />
Ve bir insanı değiştirmeye uğraşmadan yanında kalabilmek…</p>
<p>Belki de bayramların gerçek anlamı buydu.</p>
<p>İnsanın yeniden “biz” olabilmesi…</p>
<p><strong>“Yurtta barış, cihanda barış” sözü yalnızca toplumlar için söylenmiş büyük bir ideal değildir. İnsan ilişkilerinin de en derin ihtiyacıdır. Çünkü kendi içinde savaş yaşayan biri, bulunduğu her ilişkiye o savaşı taşır. İçinde huzur taşıyan biri ise bulunduğu alanı sakinleştirir.</strong></p>
<p>Belki de bu bayram insanın gerçekten kendisine dönmesi için bir fırsattır.</p>
<p>Uzun zamandır kimi dinlemediğini fark etmesi için…<br />
Kime sevgisini göstermediğini görebilmesi için…<br />
Hangi ilişkide yalnızlaştığını hissedebilmesi için…<br />
Ve en çok da kendi içindeki sessizliği yeniden duyabilmesi için…</p>
<h1>Çünkü insan bazen hayatındaki en büyük bayramı, ilk kez gerçekten bir yere ait hissettiğinde yaşamaya başlıyor&#8230;</h1>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatının İçinde Tekrar Eden … Gerçekten Neyin İçindesin?</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/hayatinin-icinde-tekrar-eden-gercekten-neyin-icindesin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 06:43:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=32872</guid>

					<description><![CDATA[Hayatının İçinde Tekrar Eden … : Gerçekten Neyin İçindesin? İnsan hayatı yaşadığını düşünür. Kararlar aldığını, yön verdiğini, seçtiğini… Oysa bir noktadan sonra, dikkatle bakabilen biri için şu fark açığa çıkar: Yaşanan şeylerin büyük bir kısmı, bilinçli seçimlerden değil… içeride tamamlanmamış olanın kendine alan bulmasından doğar. Bu, sadece bir düşünce değildir. Bu, insan zihninin işleyişidir. Zihin, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayatının İçinde Tekrar Eden … : </strong><br />
<strong>Gerçekten Neyin İçindesin?</strong></p>
<p>İnsan hayatı yaşadığını düşünür.<br />
Kararlar aldığını, yön verdiğini, seçtiğini…</p>
<p>Oysa bir noktadan sonra, dikkatle bakabilen biri için şu fark açığa çıkar:</p>
<p>Yaşanan şeylerin büyük bir kısmı, bilinçli seçimlerden değil…<br />
içeride tamamlanmamış olanın kendine alan bulmasından doğar.</p>
<p>Bu, sadece bir düşünce değildir.<br />
Bu, insan zihninin işleyişidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32874" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2.png" alt="" width="1774" height="887" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2.png 1774w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2-300x150.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2-1024x512.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2-768x384.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2-1536x768.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-2-887x443.png 887w" sizes="(max-width: 1774px) 100vw, 1774px" /></p>
<p>Zihin, yarım kalan hiçbir şeyi kapatmaz.<br />
Bir deneyim tam yaşanmadığında, o deneyim ortadan kaybolmaz…<br />
sadece görünmez hâle gelir.</p>
<p>Ve görünmeyen şeyler…<br />
hayatı en çok yöneten şeylerdir.</p>
<p>Psikolojide bu durum Zeigarnik Etkisi olarak adlandırılır.<br />
Fakat bu bilgiyi bilmek, hiçbir şeyi değiştirmez.</p>
<p>Onu kendi hayatında görmediğin sürece…<br />
aynı döngü, farklı sahnelerde devam eder.</p>
<p>⸻</p>
<p><strong>Şimdi buradan başla.</strong></p>
<p>Hayatını bir bütün olarak ele al.<br />
Parçalara ayırmadan, kaçmadan, süslemeden…</p>
<p>İşine bak.<br />
Oradaki duruşuna, çabanın tonuna, içindeki gerilime ya da boşluğa bak.</p>
<p>İnsanlarla kurduğun bağlara bak.<br />
Kimlerle gerçekten temas ediyorsun, kimlerle sadece varlık sürdürüyorsun?</p>
<p>Ailene bak.<br />
Onların yanında sesin değişiyor mu, içindeki çocuk konuşmaya başlıyor mu?</p>
<p>Parayla kurduğun bağa bak.<br />
Kazandığında genişliyor musun, daralıyor musun, tutabiliyor musun?</p>
<p><strong>Ve sonra…</strong></p>
<p>Kendinle baş başa kaldığın o sessiz ana bak.</p>
<p>Hiçbir rolün yokken, hiçbir şey yapmıyorken…</p>
<p>Orada kim varsın?</p>
<p>⸻</p>
<p>Bu soruların her biri seni tek bir yere götürür.</p>
<p>Dışarıdaki çeşitliliğin arkasındaki tekdüze hareketi görmeye.</p>
<p>Çünkü hayatındaki sahneler değişir.<br />
Ama o sahnelerin içinde yükselen duygu çoğu zaman değişmez.</p>
<p>İşte burası kırılma noktasıdır.</p>
<p>Şimdi kendine açık bir şekilde sor:</p>
<p><strong>Hayatımın farklı alanlarında tekrar eden duygu ne?</strong></p>
<p>Gerçekten bak.</p>
<p>İsimleri çıkar.<br />
İnsanları çıkar.<br />
Sadece duyguyu bırak.</p>
<p>Eksiklik mi?<br />
Yetersizlik mi?<br />
Görülmeme hissi mi?<br />
Güvensizlik mi?<br />
Kontrol ihtiyacı mı?</p>
<p>Hangisi?</p>
<p>⸻</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32873" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1.png" alt="" width="1774" height="887" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1.png 1774w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1-300x150.png 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1-1024x512.png 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1-768x384.png 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1-1536x768.png 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2026/05/elifol-fatih-1-1-887x443.png 887w" sizes="(max-width: 1774px) 100vw, 1774px" /></p>
<p><strong>Şimdi bir adım daha derine in.</strong></p>
<p>Bu duygu sana ne kadar tanıdık?</p>
<p>Bu ilk kez bugün mü ortaya çıktı…<br />
yoksa çok daha eski bir yerden mi geliyor?</p>
<p>Bir anı beliriyor mu?</p>
<p>Bir ortam…<br />
bir yüz…<br />
bir cümle…<br />
bir suskunluk…</p>
<p>O anın içinde, tam yaşanamamış bir şey var mı?</p>
<p>⸻</p>
<p><strong>İnsan çoğu zaman hayatını değiştirmeye çalışır.</strong></p>
<p>Ortamını değiştirir.<br />
İnsanları değiştirir.<br />
Hedeflerini değiştirir.</p>
<p>Ama yaşadığı his değişmez.</p>
<p>Çünkü o his… dışarıdan gelmez.</p>
<p>İçeride, kapanmamış bir yerden yükselir.</p>
<p>Ve o yer kapanmadıkça…<br />
hayat, o hissin kendini tekrar edebileceği alanları yaratır.</p>
<p>⸻</p>
<p><strong>Burada çok ince bir gerçek vardır:</strong></p>
<p>İnsan sadece tamamlayamadığı şeyi tekrar etmez…<br />
aynı zamanda tanıdık olanı sürdürür.</p>
<p>Tanıdık olan, güven hissi verir.<br />
Hatta bu tanıdık olan şey bir sıkışma, bir eksiklik, bir huzursuzluk olsa bile…</p>
<p>Zihin bilinmeyenden kaçınır.<br />
Tanıdık olana yönelir.</p>
<p>Ve insan fark etmeden, bildiği hissin içinde yaşamaya devam eder.</p>
<p>⸻</p>
<p>Şimdi dur.</p>
<p>Gerçekten dur.</p>
<p>Ve kendine şu soruyu sor:</p>
<p>Eğer hayatımda tekrar eden bu duygu tamamen ortadan kalksaydı…<br />
ben kim olurdum?</p>
<p>Cevap hemen gelmeyebilir.</p>
<p>Hatta bir boşluk hissi oluşabilir.</p>
<p>İşte o boşluk…<br />
şimdiye kadar kimliğini kurduğun alanın çözülmeye başladığı yerdir.</p>
<p>⸻</p>
<p>Çıkış, zorlayarak olmaz.<br />
Kaçarak hiç olmaz.</p>
<p>Çıkış…</p>
<p>görerek olur.</p>
<p>Ve görmek, zihinsel bir analiz değildir.</p>
<p>Görmek… temas etmektir.</p>
<p>Şu an hissettiğin duyguya, hiçbir şey yapmadan kalabilmektir.</p>
<p>Onu değiştirmeden, bastırmadan, yönlendirmeden…</p>
<p>tam olarak hissedebilmektir.</p>
<p>⸻</p>
<p><strong>Çünkü yarım kalan şey…</strong><br />
ancak tam hissedildiğinde kapanır.</p>
<p>Ve o kapanış gerçekleştiğinde…</p>
<p>aynı işin içinde olabilirsin,<br />
aynı insanlarla konuşabilirsin,<br />
aynı hayatın içinde yürüyebilirsin…</p>
<p>ama artık aynı şeyi yaşamazsın.</p>
<p>⸻</p>
<p><strong>Şimdi son soruya gel:</strong></p>
<p>Gerçekten hayatını mı yaşıyorsun…<br />
yoksa tamamlanmamış duygularının kurduğu bir akışın içinde mi ilerliyorsun?</p>
<p>Bu soruya vereceğin cevap…</p>
<p>sadece bir farkındalık değil.</p>
<p>Bir yön değişimi olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liderlik Kibirle Değil, Farkındalıkla Başlar</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/liderlik-kibirle-degil-farkindalikla-baslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 11:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=31529</guid>

					<description><![CDATA[Liderlik Kibirle Değil, Farkındalıkla Başlar Bugün liderlik diye bildiğimiz birçok şey; aslında sesini en çok yükseltenin alkışlandığı bir sahneye dönüştü. Ne yazık ki o sahnede yer bulanlar; çoğu zaman kendine bile yolculuk etmemiş olanlar. Yani aslında sadece yönetenler&#8230; Ama yol gösteren değiller. Ben sana bir sır vereyim mi? Kendine lider olamayan, dünyaya da olamaz. Çünkü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Liderlik Kibirle Değil, Farkındalıkla Başlar</strong></p>
<p>Bugün liderlik diye bildiğimiz birçok şey; aslında sesini en çok yükseltenin alkışlandığı bir sahneye dönüştü.<br />
Ne yazık ki o sahnede yer bulanlar; çoğu zaman kendine bile yolculuk etmemiş olanlar.<br />
Yani aslında sadece yönetenler&#8230;<br />
Ama yol gösteren değiller.</p>
<p>Ben sana bir sır vereyim mi?</p>
<p><strong>Kendine lider olamayan, dünyaya da olamaz.</strong></p>
<p>Çünkü insan önce kendi iç karanlığına ışık yakabilmeli.<br />
Sustuğu yerleri duymalı.<br />
Yürüdüğü yolu değil, yürüyemediği yolu da anlayabilmeli.<br />
Ve bunu yapamayan herkes, kibrini &#8220;vizyon&#8221; diye sunar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-26206" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-1024x683.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-300x200.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-768x512.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-1536x1024.jpg 1536w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-2048x1365.jpg 2048w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/02/FATIH-ELIBOL3172-1-4-600x400.jpg 600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Koçluk Bilgeliği Olmadan Liderlik Eksiktir</strong></p>
<p>Sadece karar vermekle olmuyor.<br />
İnsanları yönetmek kolay&#8230;<br />
Ama onları <em>duymak</em>, onlara <em>ayna olmak</em>, onlarda saklı olanı <em>hatırlatmak</em>&#8230;<br />
İşte bu ancak içsel dönüşümle mümkün.</p>
<p>Ve dönüşüm sadece kitapla, bilgiyle, sertifikayla gelmez.<br />
Gerçek dönüşüm;<br />
– Sadece duymaya değil, <strong>dinlemeye</strong>,<br />
– Sadece konuşmaya değil, <strong>yansıtmaya</strong>,<br />
– Sadece göstermeye değil, <strong>eşlik etmeye</strong> gönüllü bir kalple başlar.</p>
<p>İşte o kalbin sesi…<br />
Koçluk dediğimiz şeyde yankılanır.</p>
<p>Koçluk, bir meslekten çok daha fazlasıdır.<br />
Koçluk, içindeki kibrin dağılmasına razı olup, hakikate yer açmaktır.<br />
Kendine dürüstçe bakmayı seçmektir.<br />
Ve başkalarının gözlerinde kendini yitirmeden,<br />
kendini onlara tutabilmektir.</p>
<p><strong>Farkındalık Geldiğinde Yol Değişir</strong></p>
<p>Bazı şeyler vardır, sadece “bilerek” öğrenilmez.<br />
Yaşayarak hatırlanır.</p>
<p>Ben sana tam da böyle bir deneyim alanı açmak istiyorum.<br />
Eğer şu anda bu yazıyı okuyorsan,<br />
zaten içinde bir şey kıpırdıyor olmalı.</p>
<p><strong>O kıpırtı… bir çağrıdır.</strong></p>
<p><strong>🗓</strong><strong> 13 Eylül Gecesi</strong></p>
<p>Bu gece, bir tanıtım değil.<br />
Bu gece, bir hatırlayış.<br />
Koçluğu “öğrenmek” isteyenler değil,<br />
<strong>koçluğu yaşamak isteyenler</strong> için bir alan.</p>
<p>Kendine lider olmayı seçen,<br />
başkalarına da ışık olabilir.</p>
<p>🎓 MCC unvanımla değil,<br />
👁‍🗨 Gördüğümle, hissettiğimle ve içimden geçenle orada olacağım.<br />
Sen de yerini almak istersen:</p>
<p>🗓 <strong>13 Eylül 2025</strong><br />
🕰 <strong>20:30 – 22:30</strong><br />
💻 <strong>Zoom | Ücretsiz</strong><br />
<strong>Bu buluşma, seçim yapanlarla başlar.<br />
Eğitimi değil, dönüşümü çağırır.</strong></p>
<p>Kalbinde gerçek liderliğin çağrısı varsa,<br />
yolun kıyısına değil, merkezine gel.<br />
Ben orada olacağım.<br />
Ve belki, senin de kendine söylediğin ilk &#8220;gerçek evet&#8221; bu olur.</p>
<p><strong>Fatih Elibol</strong></p>
<p>📌 [Kayıt İçin Lütfen Formu Doldurun]</p>
<p>[contact-form-7 id=&#8221;32433&#8243; title=&#8221;?leti?im formu 1&#8243;]</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geribildirimin Sihirli Gücü</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/geribildirimin-sihirli-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 13:17:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=29221</guid>

					<description><![CDATA[Geribildirimin Sihirli Gücü Geribildirimin Sihirli Gücü, Binlerce kişinin hayallerine adım atmasına yoldaşlık eden bir MCC koç olarak, hayatım boyunca doğru verilen geribildirimin ne kadar güçlü ve etkili olabileceğini gördüm. Danışanlarıma verdiğim geribildirimler, sadece onların davranışlarının nasıl olduğunun yansıması veya olaylar karşısında doğru yönlendirmeler değildi. Geribildirimlerim aynı zamanda danışanlarımın gelişim ve dönüşüm yolculuklarının önemli bir parçası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Geribildirimin Sihirli Gücü</strong></h1>
<p>Geribildirimin Sihirli Gücü, Binlerce kişinin hayallerine adım atmasına yoldaşlık eden bir MCC koç olarak, hayatım boyunca doğru verilen geribildirimin ne kadar güçlü ve etkili olabileceğini gördüm. Danışanlarıma verdiğim geribildirimler, sadece onların davranışlarının nasıl olduğunun yansıması veya olaylar karşısında doğru yönlendirmeler değildi. Geribildirimlerim aynı zamanda danışanlarımın gelişim ve dönüşüm yolculuklarının önemli bir parçası oldu. Çok zaman geribildirim vermeyi de dinlemek gibi bir sanat olarak gördüm. Zaten doğru ve etkin bir biçimde dinlenmediğinde, doğru ve etkili bir biçimde geribildirim verilemeyeceğini de biliyorum. Bu nedenle, rahatlıkla söyleyebilirim ki etkili bir geribildirim, bir koçun başarısının temel taşlarından biri olabilir, aynı zamanda etkili geribildirimi alan kişinin hayatında pozitif yönde büyük değişim ve dönüşümler yaratabilir.</p>
<p>Bu blog yazımda geribildirimin sihirli gücünden bahsedeceğim. Nasıl etkili geribildirim verebileceğini gösterecek, bunun nasıl bir dönüştürücü gücü olabileceğini anlatacağım. Hazırsan, başlıyoruz!</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Geribildirimin önemi</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geribildirimi çok önemsiyorum, çünkü geribildirim, gelişim için hayati öneme sahip. İster kişisel ister profesyonel, isterse eğitim ortamında olsun geribildirim kişiye çok değerli bilgiler sunar. Bu bilgi, kişinin güçlü yönleri ve geliştirmesi gereken yönleriyle alakalıdır. Bu da kişisel becerilerin geliştirilmesini, süreç ve sonuçların daha da iyileştirilmesini sağlar.</p>
<p>Tabii ki geribildirimin yapıcı olması gerekir. Çünkü geribildirim ancak yapıcı olduğunda sürekli öğrenmeyi teşvik eder, farkındalığı arttırarak gelişimi destekler ve iletişimin açık olmasını, dolayısıyla güvenli ilişkiler kurulmasını sağlar. İş yerindeysen, kişinin iş yerinin kendisinden beklentilerini ve bunları nasıl karşılayacağını anlamasını sağlar. Böylelikle performans, motivasyon ve iş birliği gelişir.</p>
<p>Geribildirim ilerlemeyi sağlar. Kişinin, grupların, organizasyonların olumlu yönde dönüşerek hedeflerine ulaşmasını sağlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-29222" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider.jpg" alt="Geribildirimin Sihirli Gücü" width="1498" height="950" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider.jpg 1498w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider-300x190.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider-1024x649.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider-768x487.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/09/Geribildirimin-Sihirli-Gucu-slider-749x475.jpg 749w" sizes="(max-width: 1498px) 100vw, 1498px" /></p>
<h2><strong>Geribildirimin amacı</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Koçlukta geribildirim vermenin danışanların gelişim sürecine büyük bir katkısı vardır. Unutulmamalıdır ki geribildirim sadece hataları veya eksikleri göstermez. Hatta geribildirimin asıl amacı hata göstermek değildir. Geribildirimin esas amacı kişinin potansiyelini ortaya çıkarmak, güçlü yönlerini pekiştirip onun kendini daha iyiye taşımasını sağlamaktır.</p>
<p>Ben geribildirim verirken en çok neye dikkat ediyorum biliyor musun? Her danışanımın farklı ve eşsiz olduğunu biliyorum. Dolayısıyla onların farklı ihtiyaçlarının ve hedeflerinin olduğunu göz önünde bulunduruyorum. Bu yüzden geri bildirim verirken, her zaman müşterimin kendine olan güvenini arttırmayı hedefliyorum. Böylece motivasyonu artan danışanlarım kendi yönlerini daha doğru ve emin adımlarla bulabiliyor. Geribildirim verirken onların perspektifinden bakmayı da ihmal etmiyorum. Çünkü ancak onları etkili dinleyip bakış açılarını anlarsam onlarla onlara en faydalı olacak iletişimi kurabilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Ne zaman ve nasıl geribildirim vereceğim?</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geribildirimin de doğru zamanı vardır. Her an geribildirim veremezsin. Geribildirimin etkisini gösterebilmesi için doğru zamanda olması çok önemlidir. Geribildirim karşındaki kişinin kabule en açık olduğu anda verilmelidir. Koçluk seanslarım sırasında karşımdaki kişinin en açık olduğu anları yakalarım. Bu kimi zaman bir başarı ânının ardından gelir kimi zaman da zorlu bir durumun…</p>
<p>Nasıl geribildirim verileceği de önemlidir. Geribildirim vermeden önce bir hazırlık yapman gerekir. Bu hazırlık karşındaki kişiyle önceden yaptığın seansları, daha önceden yaşanan deneyimleri kapsar. Kişinin mevcut durumunu bilmelisin, geçmişini bilmelisin ve vereceğin geribildirimin onda nasıl bir etki yaratacağını değerlendirmelisin. Ben yapılandırılmış ve kişiselleştirilmiş geribildirimleri bunun gibi pek çok perspektifi bir arada düşünerek veriyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Pozitif geribildirim kazandırır</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ben hayata da pozitifi bakan biriyim. Pozitif olmak kişinin hayata karşı motivasyonunu arttırır. Pozitif geribildirimler de kişinin ilerlemedeki motivasyonuna destek verir. Karşındaki kişiye onun gücünü ve başardıklarını hatırlatmak, onun gelecek başarılarının temelini güçlendirecektir.</p>
<p>Pozitif geribildirim boş övgü demek değildir. Kişinin sadece iyi ve güçlü olduğunu söylemek yeterli veya etkili değildir, neden iyi ve neden güçlü olduğunu somut davranışlara ve spesifik alanlara dayandırarak söylemek gerekir. Çünkü karşındaki kişi ancak o zaman neyi gerçekten iyi yaptığını anlayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Yapıcı eleştiri kazanca katkı sağlar</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geribildirim tabii ki sadece pozitif olamaz. Danışanların gelişiminde yapıcı eleştirinin de katkısı büyüktür. Yalnız geribildirim verirken en dikkatli olunacak en önemli kısım burasıdır. Yapıcı eleştiri sadece eleştirmek için yapılmamalı, karşındaki kişiye gelişim fırsatı sunmalıdır.</p>
<p>Geribildirim esnasında, geribildirim verilecek konuyla ilgili önce güçlü yönleri vurguladıktan sonra gelişime açık alanları ifade etmek ve bu ifade sırasında nazik olmak önemlidir. Böylece karşıdaki kişi hem başarıları duyar hem de gelişim alanlarını öğrenir; artılar ve eksiler dengeye gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Kişiselleştirilmiş geribildirimler</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazımın başlarında da belirttiğim gibi her danışanımın, karşımdaki her kişinin birbirinden farklı olduğunu biliyorum. Geribildirimlerimi de bu farklılıkları gözeterek veriyorum. İşte kişiselleştirilmiş geribildirim budur. Karşındaki kişinin kişiliğini, nasıl çalıştığını, neleri hedeflediğini gözeterek uygun bir dille verilmelidir. Böylece geribildirim daha etkili olur, daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Kişiselleştirilmiş geribildirim aynı zamanda karşındaki kişinin iletişim tarzına ve ihtiyaçlarına göre de şekillendirilir. Kimi insan daha doğrudan geribildirimleri sever, kimi içinse daha yumuşak bir yaklaşım daha etkili olacaktır. Geribildirimi karşındaki kişinin kişiliğini ve tercihlerini gözeterek verdiğinde, gelişim sürecinin nasıl desteklendiğini sen de göreceksin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Somut örnekler</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geribildirimin somut olaylara ve davranışlara dayandırılması gerektiğini söylemiştim. Bunu burada ayrı bir başlıkla yeniden vurgulamak istiyorum. Geribildirim verirken somut örnekler çok önemlidir. Karşındaki kişinin geribildirimini anlamasını ve hayata geçirebilmesini, davranışını geliştirebilmesini veya gelecekte de farkındalıkla tekrarlayabilmesini mümkün kılar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Geribildirimin takibi </strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geribildirim tek seferde verilip biten bir süreç değildir. Birine geribildirim verdiğinde, geribildiriminin onda yarattığı etkiyi izlemek, gerekirse de geribildirimin hayata geçmesine destek vermek önemlidir. Ancak bu şekilde gelişim süreci doğru ve etkin bir biçimde takip edilir, karşındaki kişi de gelişiminde doğru yolda ilerleyip ilerlemediğini rahatlıkla anlayabilir, gereken yerlerde yolda kalmak için gerekli ara adımları atabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Geribildirim vermekten çekinme!</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsanlar bazen, koçluk mesleğini seçmiş olsalar dahi geribildirim vermekten çekinirler. Bunun altında yatan en önemli neden olumsuz tepki almaktan korkmalarıdır. Ancak, geri bildirim koçluk süreçlerinin de sağlam ilişkilerin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Doğru bir şekilde verildiğinde karşıdaki kişinin ve ilişkilerin gelişimine büyük fayda katar.</p>
<p>Sana birkaç tavsiyem var.</p>
<p>Geribildirim vermekten çekinme.</p>
<p>Geribildirim verirken dürüst ve açık ol.</p>
<p>Geribildirimlerini empati ve anlayışla dengele.</p>
<p>Karşındaki kişinin de bir insan olduğunu unutma.</p>
<p>Ve unutma; geribildirim vermek, bir insan için en önemli becerilerden biridir. Geribildirim bir gelişim aracıdır ve gelişimi destekler. Bir insanın potansiyelinin en üst versiyonunu ortaya çıkarmakta son derece etkilidir. Sen de bu yazıda sana verdiğim stratejiler sayesinde geribildirim verme sürecini hayata geçirebilir, daha etkili geribildirimler verip daha etkili ilişkiler kurabilir, karşındaki kişilerin adım adım potansiyellerine kavuşmalarını izleyebilirsin.</p>
<p><a href="https://fatihelibol.com/kocluk/koclukta-guclu-sorular-sormak/">Koçlukta Güçlü Sorular Sormak</a> yazımızı okudunuz mu? Ayrıca <a href="https://fatihelibol.com/etkinlik/">canlı etkinliklerimiz</a> ile eğitimlere ve etkinliklere katılabilirsin.</p>
<p>Temel blog yazılarımız için <a href="https://blog.fatihelibol.com/">buraya tıklayabilirsiniz. </a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Takımların Gücünü Ortaya Çıkaran Dokunuş: Koçluk</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/takimlarin-gucunu-ortaya-cikaran-dokunus-kocluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2024 09:14:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=28502</guid>

					<description><![CDATA[Takımların Gücünü Ortaya Çıkaran Dokunuş: Koçluk &#160; Takımların Gücünü Ortaya Çıkaran Dokunuş: Koçluk; Günümüzün iş ortamı oldukça hızlı ve rekabetçi. Bu koşullarda kurumların başarı elde etmesi için ekiplerinin uyum ve işbirliği içinde, etkin çalışması gerekiyor. Artık kurumlar, yenilikçi, problem çözme becerisine sahip, değişime uyum sağlayabilen, performansı yüksek ekiplerle ilerlemenin önemini kavramış durumdalar. Yani tek başına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Takımların Gücünü Ortaya Çıkaran Dokunuş: Koçluk</strong></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>Takımların Gücünü Ortaya Çıkaran Dokunuş: Koçluk; Günümüzün iş ortamı oldukça hızlı ve rekabetçi. Bu koşullarda kurumların başarı elde etmesi için ekiplerinin uyum ve işbirliği içinde, etkin çalışması gerekiyor. Artık kurumlar, yenilikçi, problem çözme becerisine sahip, değişime uyum sağlayabilen, performansı yüksek ekiplerle ilerlemenin önemini kavramış durumdalar. Yani tek başına yenilikçi, sorun çözebilen, değişime adapte olabilen, yüksek performanslı kişilerdense ekip halinde çalışmayı beceren ve ekibin performansına katkı sağlayacak kişilerle bir arada olmayı tercih ediyorlar. İşte burada ekip performansı, takım performansı dediğimiz konu üzerinde çalışılması gerekiyor.</p>
<p>Takım performansını arttıran en güçlü araçlardan biri koçluktur. Koçluk nasıl insanların içindeki en üst potansiyeli ortaya çıkarmayı başarıyorsa, takımların tüm potansiyelini de ortaya çıkarır. Gelişim fırsatlarını ortaya koyarken kolektif başarıyı maksimize eder.</p>
<p>Bu yazımda koçluğun takımlara nasıl fayda sağladığını ve takım performansını nasıl yükselttiğini, yani takım koçluğunu anlatacağım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Grup ve Takım Arasındaki Fark Nedir?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Takım koçluğuna geçmeden önce “grup” ve “takım” arasındaki farktan bahsetmemiz gerekir. Birden fazla olmak koşuluyla insanları bir araya getirirseniz bir grup elde edersiniz. Metrobüste seyahat eden insanlar bir gruptur. Sinemada film seyredenler, restoranda yemek yiyenler… Grupları oluşturan bireyler çeşitli nedenlerle bir araya gelirler. Metrobüste seyahat edenler o güzergâhta bir yerden bir yere varmayı amaçladıkları için bir aradadırlar. Sinema grubu bir filmi izlemek için bir araya toplanmıştır. Yemek için aynı restoranı seçenler de o restoranın menüsünden lezzetleri tatmak için bir araya gelmişlerdir. Oysa takım kavramı gruptan farklıdır.</p>
<p>Takımların da ortak bir amaçları vardır. Ancak takım, bir amaç doğrultusunda çalışmak için bir araya gelmiş bireyler topluluğudur. Bu bireyler ortak amaçlarının yanında karşılıklı olarak birbirlerine bağımlıdırlar. Çalışmalarının sonucunda başarı elde etmek için birbirleriyle işbirliği yapmaya ihtiyaç duyarlar. Birbirlerini desteklemelerinin yanı sıra birbirlerinin uzmanlık alanlarından ve becerilerinden yararlanırlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-28504" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk.jpg" alt="" width="1498" height="950" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk.jpg 1498w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk-300x190.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk-1024x649.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk-768x487.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk-749x475.jpg 749w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/05/Takimlarin-Gucunu-Ortaya-Cikaran-Dokunus-Kocluk-600x381.jpg 600w" sizes="(max-width: 1498px) 100vw, 1498px" /></p>
<p><strong>İyi Bir Takımın Özellikleri Nelerdir?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Takımlar daha yapılandırılmış topluluklardır. İyi bir takım bazı özellikleriyle bir gruptan ayrılan, bir arada hareket edebilen ve uyumla çalışabilen bireylerden oluşur. Bu bir arada olma halini ve uyumlu hareketi sağlayan özellikler vardır. Gelin, bu özellikleri anlayalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hedeflerin paylaşılması:</strong> Bir takımın tüm üyeleri kolektif bir hedefi paylaşır. Takımın başarısı bu ortak hedefin yakalanmasına bağlıdır. Takımın tüm eylemleri ve çabası bu ortak hedefi gerçekleştirmeye yöneliktir.</p>
<p><strong>Karşılıklı bağımlılık:</strong> Takımı oluşturan her bir bireyin katkısı takım için vazgeçilmezdir. Takım üyeleri kendi başlarına takımın hedefini gerçekleştiremezler. Bu anlamda takımın üyeleri birbirine karşılıklı olarak bağımlıdır, birbirlerinin uzmanlığından, becerilerinden yararlanırlar ve birbirlerine güvenirler.</p>
<p><strong>Rol dağılımı ve sorumluluklar:</strong> İyi bir takımı oluşturan bireylerin rol ve sorumlulukları nettir. Her bireyin belirli görevleri ve katkısını koyduğu bir uzmanlık alanı vardır. Bu rol dağılımı bireylerin güçlü yönlerine, becerilerine ve uzmanlık alanlarına göre yapılır.</p>
<p><strong>Performans sorumluluğu:</strong> Takım belirli bir amaç doğrultusunda bir arada çalışmak için vardır. Dolayısıyla takımın her üyesi takımın genel performansı konusunda birbirine karşı sorumludur. Tüm üyeler bireysel katkılarını da bu sorumluluk bilinciyle ortaya koyarlar. Hesap verebilirlik ilkesini takip ederler.</p>
<p><strong>İletişim ve işbirliği:</strong> Etkili iletişim yoksa bir takımın başarısından söz etmek mümkün değildir. Bir takım içinde tüm üyelerin bilgilerini, fikirlerini açıkça paylaşabilmesi gerekir. Takım içinde geribildirimler de açıklıkla ifade edilmelidir. Böylelikle takım içinde sorunlar çözülebilir, kararlar alınabilir. Takımı oluşturan bireyler arasında karşılıklı destek ve işbirliği olmalıdır. Böylece üyeler birbirini teşvik eder, birbirine yardımcı olur. Bu da takım için güveni, dostluğu ve aidiyeti inşa eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Takım Yönetimi Nedir?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Takım yönetimi, belirli bir amaç doğrultusunda çalışmak için bir araya gelmiş bireyleri en etkili biçimde yapılandırıp, çalışmalarını denetlemektir.</p>
<p>İyi bir takım yöneticisi takımın kolektif hedefini tüm üyelerinin kavradığından emin olur. Rolleri ve sorumlulukları üyelerin güçlü yönlerine göre belirler, hedefleri SMART bir biçimde koyar ve herkese bildirir, takım içinde iletişimi kolaylaştıran bir ortamın inşa edilmesini ve çatışmaların çözülmesini sağlar, ilerlemeyi izler ve takımın üretkenliğini korumasına yardımcı olur.</p>
<p>Etkili takım yönetimi için liderlik, iletişim, dinleme, empati, güçlü sorular sorma, delegasyon gibi becerilere ihtiyaç vardır. Böylelikle etkili yönetilen takımlarda her takım üyesi kendini değerli hisseder ve yetki alanı dahilinde takımın başarısı için elinden gelenin en iyisini yapmaktan çekinmez.</p>
<p>Etkili yönetilen takımlar, tek başına yapılması mümkün olandan çok daha fazlasını gerçekleştirmeyi mümkün kılarlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Koçluk Takım Performansını Nasıl Arttırır?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Koçluk takım performansını arttırmada ve yüksek performanslı takımlar ortaya çıkarmada son derece etkili bir yaklaşımdır. Takım koçluğu dediğimiz koçluk takımlardan en yüksek performansı elde etmeye odaklanır. Hedef, takımın en üst versiyonunu ortaya çıkarmaktır, böylelikle takımları daha ileriye taşımaktır. Koçluk, sunduğu destekle takımlar içindeki gelişim fırsatlarını yakalar, takım üyelerinin her birinin performansını maksimize ederek takımın, üyelerinin performansının toplamından daha büyük bir performans sergilemesini sağlar.</p>
<p>Takım koçluğu sayesinde takımlar çeşitli kazanımlar elde eder. Gelin, bu kazanımların neler olduğuna bakalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Netlik:</strong> Ortak bir hedefe yönelen takım üyeleri için sorumluluk alanları zaman zaman birbirine karışabilir. Koçluk takım üyeleri için net hedefler belirlenmesine ve bireysel rollerin tanımlanmasına katkı sağlar. Böylece ekipler kolektif hedeflerine doğru netlikle ilerleyebilirler, takımlarına sağladıkları bireysel katkıyı daha iyi görebilirler, böylece birlikte başarmak için daha yüksek motivasyon kazanırlar.</p>
<p><strong>İletişim ve güven:</strong> Takım üyeleri arasındaki etkili iletişim ve güven, takımların temelini oluşturur – tıpkı hayatta da olduğu gibi. Koçluk, etkili iletişime giden yolda takımlara büyük bir gelişim desteği sunar. Açık iletişim, etkin dinleme, soru sorma, çatışma yönetimi, geribildirim alıma ve verme, birbirini destekleme, birbirinin kırılganlıklarını anlama ve karşılıklı saygı gibi konular üzerine yoğunlaşarak takım üyeleri arasındaki işbirliği ve güveni sağlamlaştırır, bireyler arası sinerjiyi teşvik eder.</p>
<p><strong>Liderlik becerileri:</strong> Koçluk, takım üyelerinin empati, iletişim, inisiyatif alma ve hesap verebilirlik becerilerini geliştirir. Bireyler takım içi performanslarını gerçekleştirirken birbirlerine ilham olma ve diğer üyeleri olumlu değişime yönlendirme adına önemli başarılar kazanırlar.</p>
<p><strong>Dayanıklılık:</strong> Takımlar içinde çatışmalar da yaşanır. Koçluk, çatışma yönetimi konusunda ihtiyaç duyulan becerileri geliştirir. Çatışmaları birer engel olarak değil, bir gelişim fırsatı olarak görmeyi öğretir. Böylelikle sürekli bir gelişim halini destekler ve ekiplerin zor durumlar karşısında dayanıklılığını arttırır.</p>
<p><strong>Sürekli gelişim: </strong>Takımı oluşturan bireylerin gelişimi, takımın gelişimidir. Koçluk, sürekli daha derine, daha ileriye gitmekte ve bireylerin kendi potansiyellerini maksimize etmekte önemli bir rol oynar. Bireysel bazda belirlenen kişisel gelişim alanları, takım için belirlenen gelişim alanları ve bu alanların gelişimi için koyulan doğru hedefler ve hedeflerin takibiyle koçluk, sürekli gelişimi mümkün kılar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Koçluk takım performansını arttırır. Çünkü takımın tüm potansiyelini kullanmasını sağlar. Takımın potansiyeli, bireylerin tekil performanslarının toplamından fazladır. Koçluk, bu bütünün en üst potansiyelinin ortaya çıkmasına yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Takımıma Nasıl Koçluk Yaparım?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir takımınız varsa ve bu takımın en üst potansiyelini en iyi biçimde kullanmasını istiyorsanız, takımınıza koçluk yaparak takım üyelerinizin gelişimine katkıda bulunabilir, takımınızın en üst başarılara doğru ilerlemesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Takım koçluğu, hem takımı oluşturan kişilerle bireysel koçluk seanslarını, hem de tüm ekibin katıldığı grup koçluğu oturumlarını içerir.</p>
<p>Bireysel koçluk seanslarında; her takım üyesinin potansiyeli anlaşılır. Bu potansiyele göre her bir üyenin gelişim alanları belirlenir. Bu gelişim alanlarını destekleyecek hedefler ve eylem planlarının oluşturulması sağlanır. İlerleyen süreçte ise doğru takip, geribildirim ve yönderlik ile motivasyonun ve gelişimin sürekliliği sağlanır.</p>
<p>Grup koçluğu oturumlarında; tüm takımın ortak hedefleri ele alması, mevcut durumu anlaması ve hedeflere varan yolu doğru bir biçimde değerlendirmesi sağlanır. Takım üyeleri için bir paylaşım ortamı yaratılır. Bu ortam güven veren, destekleyici bir ortamdır. Takım üyeleri deneyimlerini, fikirlerini ve endişelerini rahatlıkla aktarabilir. Herkesin birbirini anlaması, ihtiyaçlarını fark etmesi ve iletişimi geliştirmesi sağlanır. Böylece takım içi güven ve uyum sağlamlaştırılır. Takımın güçlü yönlerinden faydalanılması sağlanırken, gelişim fırsatlarının değerlendirilmesine imkân tanınır. Takım hedefleri bu doğrultuda belirlenir. İlerleme takip edilir. Geribildirim verilir. Ve başarılar kutlanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Günümüz Dünyası Takımların Dünyasıdır</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Takım koçluğu, bireysel koçluğun grup koçluğuyla birleştirilmesi sonucunda takımların en üst potansiyelinin ortaya çıkmasına yardımcı olur. İyi bir koç, takım koçluğu yapabilmelidir. Çünkü günümüz dünyası takımların dünyasıdır. Başarının yakalanması, takımların kendi içlerinde ve birbirleriyle uyumlu çalışmalarına bağlıdır.</p>
<p>Bu alanda birlikte çalışmak isterseniz takım koçluğu eğitimlerimden yararlanabilir, ELB koçluğunun etkin dokunuşunu takım performansınız üzerinde görebilirsiniz.</p>
<p>Aktif ders ve etkinliklerimizden haberdar olmak ister misiniz? Buraya <a href="https://etkinlik.fatihelibol.com/">tıklayarak</a> etkinliklerimizi inceleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Holistik Varoluş: Bütünsel Yaşamın Farkındalığı</title>
		<link>https://fatihelibol.com/ders/holistik-varolus-butunsel-yasamin-farkindaligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fatihelibol]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Apr 2024 14:23:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fatihelibol.com/?p=28198</guid>

					<description><![CDATA[Holistik Varoluş: Bütünsel Yaşamın Farkındalığı Holistik Varoluş insan muhteşem yeteneklere sahip, mucizevi bir varlıktır. Mucizevi oluşu hem yaratma hem de yaşama kapasitesinden kaynaklanır. Doğasında anlam arayışı vardır; insan keşfetmek, öğrenmek ve iç dünyasını anlamak isteğiyle beslenir. Ve hayatında olup bitenleri nasıl anlayıp nasıl yorumlarsa o şekilde yaratır ve yaşar. Bu açıdan baktığımızda hayatımızdaki her adım, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Holistik Varoluş: Bütünsel Yaşamın Farkındalığı</strong></h1>
<p>Holistik Varoluş insan muhteşem yeteneklere sahip, mucizevi bir varlıktır. Mucizevi oluşu hem yaratma hem de yaşama kapasitesinden kaynaklanır. Doğasında anlam arayışı vardır; insan keşfetmek, öğrenmek ve iç dünyasını anlamak isteğiyle beslenir. Ve hayatında olup bitenleri nasıl anlayıp nasıl yorumlarsa o şekilde yaratır ve yaşar. Bu açıdan baktığımızda hayatımızdaki her adım, içsel deneyimlerimiz ve ilişkilerimizde karşılaştığımız zorluklar, aslında büyük bir potansiyel taşır.</p>
<p>İşte ikinci kitabım <em>Holistik Varoluş</em>’ta bu potansiyeli açığa çıkarmak ve gerçek bir dönüşüm sağlamak için ilk kitabım <em>Gelecek Bugün Başlar</em>’ın izinde, daha derine ve daha ileriye bir yolculuğa davet ediyorum sizleri: Holistik Varoluşunuza!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kişisel gelişim yolculuğunuzda gerçek bir dönüşüm</strong></p>
<p>Holistik varoluş kavramı, insanı bedensel, zihinsel, duygusal ve ruhsal boyutlarıyla bir bütün olarak ele alır. Kişinin bireysel iyilik halini ve potansiyelini maksimize etmeyi amaçlar. Holistik varoluşunu deneyimleyen biri sadece fiziksel açıdan değil, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak da sağlıklıdır. Hayatına duygusal dengeyi getirmiş, zihinsel netliğine kavuşmuş, yaşamda ahengi yakalamış demektir.</p>
<p>İkinci kitabımı yazarken, holistik varoluşunu deneyimlemek, kendi potansiyelini en üst seviyede yaşamak isteyenlerin bütüncül bir yaşam deneyimi elde etmesini amaçladım. Birlikte biraz daha ileri gidelim ve biraz daha derine inelim istedim. Çünkü kişinin kendisini ve çevresini tanıması yetmez, içinde bulunduğu çevre içinde kendi durumunu anlaması gerekir. İçsel dengeyi bulmak, dışsal etkenlerin nasıl çalıştığını anlamadan mümkün değildir. En üst seviye potansiyelini gerçekleştirmek, kendi inançlarının, kararlarının ve bakış açısının farkında olmadan, bilinçaltındakileri bilince çıkarmadan mümkün olmaz.</p>
<p>Kurduğunuz ilişkilerin anatomisini anladığınızda onları dönüştürebilirsiniz. <em>Holistik Varoluş</em> ile kendinizle, çevrenizle ve yaşamla kurduğunuz ilişkiye koçluk bakış açısını getiriyorum ve bunu yaparken ELB metodunun dayandığı psikoloji kuramlarını basit ve anlaşılır bir dille anlatıyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-28200" src="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus.jpg" alt="" width="1498" height="950" srcset="https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus.jpg 1498w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus-300x190.jpg 300w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus-1024x649.jpg 1024w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus-768x487.jpg 768w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus-749x475.jpg 749w, https://fatihelibol.com/wp-content/uploads/2024/04/Holistik-Varolus-600x381.jpg 600w" sizes="(max-width: 1498px) 100vw, 1498px" /></p>
<p><strong>Güçlü araçlarla dolu bir rehber<br />
</strong>Holistik Varoluş’ta yine okurumun iç sesi olmayı hedefledim. Bir Master Certified Coach olarak okuruma yoldaşlık ettim. Transaksiyonel Analiz ve Gestalt yaklaşımlarından yararlandım. Felsefemi, ELB metodumla harmanlayıp ihtiyacı olanlara sundum. Çünkü en üst potansiyeline erişmek isteyen insanın yaşamla kurduğu tüm bağlarının zenginleşip güçlenmesi gerekir. Şimdi ve burada ânı deneyimlemek ve mutluluğa kavuşmak ancak böyle mümkün olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kendi yaşamınızda ve ilişkilerinizde derin bir değişim ve büyüme </strong></p>
<p>İnsanlar, hayatlarında tamamlanmış hissetmek isterler, ancak alışkanlıkları ve korkuları bu bütünsellik haline erişmelerini ve bu yönde değişmelerini engeller. Kitabımda detaylarına değindiğim Transaksiyonel Analiz, bu süreçte insanların psikolojisini anlamamıza yardımcı olur, onları yeniden özleriyle buluşturur.</p>
<p>İnsan sosyal bir varlıktır ve temas ihtiyacıyla yaşar. Temas, fiziksel olmanın yanı sıra psikolojiktir de. Kabul görme ve onaylanma isteğinden kaynaklanır. İnsanların hayatta kalmasını sağlayan bir unsurdur. Eksikliği ise insanı kendini yalnız hissettirir ve içsel bir savaşa sürükleyebilir. Transaksiyonel Analiz, insanlar arasındaki temasları ve ilişkileri analiz eder. İnsanları olduğu gibi kabul etme ve bu halleriyle onlara değer verme üzerine kuruludur. Herkesin, davranışlarından bağımsız olarak, sadece insan olduğu için değerli olduğunu kabul eder. Her halimizle uygun ve uyumlu olduğumuzu bize hatırlatır.</p>
<p>Transaksiyonel Analiz sayesinde kişi, ilişkilerini ve davranışlarını analiz etme yeteneğini elde eder. Geçmişe takılı kalmadan geleceğe odaklanabilir. Geçmişte verdiği kararları ve bu kararların hayatını nasıl etkilediğini fark ederek, bilinçli kararlar alıp hayatını istediği şekilde yönlendirebilir. Hayatında bir dönüşüm ve kalıcı bir değişim yaratabilir.</p>
<p>Transaksiyonel Analiz, insan zihninin nasıl çalıştığını anlamamıza ve davranışlarımızın altındaki nedenleri görmemize yardımcı olur. Günlük hayattan alınmış basit ve anlaşılır örneklerde bile TA prensiplerini görebiliriz. Dolayısıyla bu kitabımı okumanızla birlikte, TA aracılığıyla öğrendiklerinizi hemen uygulamaya başlayacaksınız.</p>
<p>Transaksiyonel Analiz, bireyin düşünce yapısını, hislerini ve davranışlarının nedenlerini anlamasına yardımcı olur ve karşılıklı ilişkilerde derin bir anlayış geliştirilmesine olanak tanır.</p>
<p>Yaşam kurgusu, bu derin kavrayışta önemli kavramlardan biridir. Yaşam kurgunuzu fark edip, gerektiği yerde değiştirip, böylece alışılmışın dışına çıkıp, kendinize yeni bir hedef belirleyebilirsiniz. Evet, yaşamınızı yeniden kurgulayabilirsiniz. Herkes kendi yaşamını değiştirmek için gerekli yeteneğe sahiptir ve bu değişim başkalarından bağımsız olarak gerçekleşir. Hepimiz yazdığımız kurguyu yaşarız.</p>
<p><strong><br />
Şimdinin Bütünselliği </strong></p>
<p>Yaşam kurgunuzu yeniden yaratıp yaşarken şimdiye odaklanmak, geçmişin yükünü taşımamak ve gelecek endişelerine kapılmamak önemlidir. Bu, Geştalt yaklaşımının da temel prensiplerinden biridir. Bu kitabımda Geştalt yaklaşımını da detaylarıyla anlatıyorum size.</p>
<p>Bu yaklaşım, insan yaşantısını ve davranışlarını bütüncül bir biçimde ele alır, şimdi ve burada kavramını vurgular. Geçmişi değil, şu ânı önemser ve geçmiş hislerine değil, şimdiki duygulara odaklanır.</p>
<p>Geçmişte yaşanan tamamlanmamış durumlar, insanların bugünü üzerinde etkili olabilir. Ancak geçmişte yapılamayan veya tamamlanamayan şeylerle sürekli olarak ilgilenmek, insanın şimdiki yaşamını etkiler. Bu durumlarla başa çıkarken, geçmişi kabullenmek ve şimdiki âna odaklanmak önemlidir. Geleceği bugünden başlatmak, geçmişteki tamamlanmamışlıkları çözmeye yardımcı olur.</p>
<p>Gelecekle ilgili planlarınız, başarılar elde etme isteğiniz, seyahat etme arzunuz ve daha birçok hedefiniz vardır. Ancak, bunlar için henüz adım atmamış olmanız normaldir. Hayatta gerçekleştirmek istediğiniz şeylerin önünde bazen engeller olabilir veya henüz uygun zamanı veya kaynakları bulamamış olabilirsiniz. Geleceğe odaklanırken şu anda yaşamayı unutmamak önemlidir. Şu anda olduğunuz yeri ve yaşadığınız deneyimleri takdir etmek, gelecek planlarınızı yaparken de önemlidir.</p>
<p>Geştalt yaklaşımı, insanların geçmişle gelecek arasında sıkışıp kalmalarını engellemeye ve şu anda yaşamalarına yardımcı olur. Şimdiki ânın farkına varmak, duygularını ifade etmek ve kendini ifade etmek, Geştalt ile sağlanan önemli adımlardır. Geştalt yaklaşımıyla, kendinizin farkında olabilir ve hayatınızın kontrolünü yeniden elinize alabilirsiniz. Bu, kendinizi gerçekleştirmeniz ve daha tatmin edici bir yaşam sürmeniz için çok önemli bir adımdır.</p>
<p>Geştalt yaklaşımı, insanı bütünsel olarak ele alarak, içindeki denge ve uyumu vurgular. Bu yaklaşım, insanın parçalarından daha fazlası olduğunu ve her parçanın birbirini tamamlayarak bütünü oluşturduğunu savunur.</p>
<p>Zihnimiz, yarım kalmışlıkları ve belirsizlikleri sevmez. Bu nedenle, bitirilmemiş durumları tamamlamak ve belirsizliği ortadan kaldırmak isteriz. Ancak, geçmişte yaşadığımız ilişkiler gibi bitirilmemiş durumlar, hâlâ içimizde kalır ve hatırlamakta zorlanırız. Geştalt yaklaşımı, bu tür bitirilmemiş durumların üstesinden gelmeye ve hayatımızı daha anlamlı bir bütün haline getirmeye yardımcı olur.</p>
<p>Geştalt, insanın hayatının her alanında sürekli olarak seçimler yaparak yaşadığını ve bu seçimlerin yaşamını şekillendirdiğini vurgular. Bu seçimleri anlamak ve hayatında anlamlı bütünler oluşturmak, kişinin ihtiyaçlarını anlaması ve onlara uygun şekilde hareket etmesiyle mümkün olabilir. Bu kitap boyunca, Geştalt yaklaşımından aldığım deneyimlerimi paylaşarak size rehberlik ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bütünle Biriz, Kendimizle Tek Başına</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşamda hepimizi birbirine bağlayan bir öz var. Bizler bu özden çözülerek sevgide var oluyoruz. Bağlarımızı ne kadar kuvvetlendirip zenginleştirebilirsek, potansiyelimizi o kadar üst seviyede yaşıyoruz. <em>Holistik Varoluş</em> ile birlikte evrendeki birlik ve bütünlüğümüzü hissetmenizi istedim. ELB metodumun dayandığı psikolojik kuramları kullansam da akademik terimlerden uzak durarak ve gündelik dil ile konuşarak, bu yaklaşımı günlük hayatında kullanmanı sağlamaya çalıştım. İhtiyaçlarınızı anlamanıza ve onları hayatınızda anlamlı şekillerde tamamlamanıza yardımcı olmak için buradayım.</p>
<p><em>Holistik Varoluş</em>’u edinin, okuyun, çalışın.</p>
<p>Bildiğiniz şeyleri bir kenara bırakın ve açık bir zihinle yeni bilgilere ve deneyimlere açın kendinizi. Yaklaşımım, hayatınızda değişiklik yapmak istediğiniz alanlara odaklanmanızı kolaylaştıracak. Kendinizin, birliğin ve sevginin gerçekliğini yaşamaya hazır olun ve hayatınızda güçlü ve zengin bağlar kurmak için adımlar atmaya başlayın. Hayatınızda derin bir değişim ve büyüme yaşamak istiyorsanız, sözcüklerimden faydalanın.</p>
<p>Hayatınızı değiştirmek için gelin, birlikte bir adım atalım!</p>
<p>Aktif canlı etkinliklerimizin detaylarını görmek isterseniz eğer <a href="https://fatihelibol.com/canli-etkinlikler/">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
